Kıyıdan baktığınızda hemen ulaşabileceğinizi düşündüğünüz o şamandıra, yüzmeye başladığınızda neden bir türlü yaklaşmaz?
Açık su yüzücülerinin iyi bildiği bir durum bu. Karşı kıyı gözünüzün önündedir. Hedeflediğiniz tekne çok uzakta görünmez. Ama yüzmeye başladığınızda mesafenin tahmin ettiğinizden uzun olduğunu fark edebilirsiniz.
Sorun her zaman yüzme hızınızda değildir. Bazen gözleriniz sizi yanıltır.
Beynimiz mesafeyi nasıl hesaplıyor?
Günlük hayatta mesafeleri tahmin ederken farkında olmadan pek çok görsel ipucundan yararlanırız.
Yol kenarındaki ağaçlar, binalar ve tanıdığımız nesnelerin büyüklükleri bize ölçek sunar. Yakındaki nesnelerin daha büyük, uzaktakilerin daha küçük görünmesi de mesafeyi anlamamıza yardımcı olur.
Denizde ise bu referansların çoğu ortadan kalkar.
Önünüzde geniş bir su yüzeyi, ufuk çizgisi ve belki uzakta küçük bir şamandıra vardır. Şamandıranın gerçek boyutunu bilmiyorsanız ne kadar uzakta olduğunu tahmin etmek zorlaşır.
Üstelik ufuk çizgisi yalnızca manzaranın bir parçası değildir. Görsel algı üzerine yapılan araştırmalar, nesnelerin ufka göre konumunun onların büyüklüğünü ve uzaklığını nasıl algıladığımızı etkileyebildiğini gösteriyor.
Peki gerçekten daha yakın mı görünüyor?
Her zaman değil. Ama açık su üzerinde mesafeyi olduğundan kısa tahmin etme eğilimi araştırmalarda da gözlemlenmiş.
2016 yılında yayımlanan bir araştırmada, 22 katılımcıdan 50 ile 950 metre arasındaki mesafeleri kıyıdan tekneye ve tekneden kıyıya bakarak tahmin etmeleri istendi.
Araştırmada mesafelerin genel olarak olduğundan kısa tahmin edildiği görüldü. Ancak katılımcılar arasında önemli farklılıklar vardı. Hatta çoğunluk, 400 metrenin altındaki mesafeleri olduğundan kısa, daha uzun mesafeleri ise olduğundan uzun tahmin etme eğilimindeydi.
ARAŞTIRMADAN
Denizde mesafe tahminleri, araştırmadaki genel ölçümde gerçek uzaklığın ortalama %74'ü kadardı.
Yani denizdeki asıl sorun, her şeyin sistematik olarak daha yakın görünmesi değil; mesafe algımızın güvenilirliğinin azalması.
Dalgalar da işin içine girince
Kıyıdan rahatlıkla gördüğünüz bir şamandırayı, suya girip yüzmeye başladığınızda gözden kaybedebilirsiniz.
Bunun basit bir nedeni var: Gözleriniz artık su yüzeyine çok daha yakın. Küçük dalgalar bile görüşünüzü zaman zaman kapatabilir. Yüzme sırasında başınızın sürekli hareket etmesi de sabit bir referans noktası bulmayı zorlaştırır.
Bu nedenle açık su yüzücülerinin yalnızca hedeflerini görmeleri değil, rotalarını düzenli olarak kontrol etmeleri de gerekir.
"Az kaldı" hissi, mesafe ölçmenin güvenilir bir yolu değildir.
Bir sonraki yüzüşünüzde uzaktaki bir şamandıraya baktığınızda bunu hatırlayın. Gözünüze yakın görünmesi, gerçekten yakın olduğu anlamına gelmeyebilir.
Açık suda mesafeyi anlamak da yüzmenin bir parçasıdır.











