Havuzda yan kulvardaki yüzücü sizden daha az kulaç atıyor ama aynı hızda ilerliyor. Siz tempoyu artırıp daha fazla kulaç atıyorsunuz. Yine de aradaki fark kapanmıyor.
Bunun nedeni yalnızca ne kadar hızlı kulaç attığınız değil, her kulaçtan ne kadar verim aldığınız olabilir.
Hızın iki bileşeni var
Yüzme hızımızı belirleyen önemli iki değişken bulunuyor: kulaç uzunluğu (stroke length) ve kulaç frekansı (stroke rate).
Kulaç uzunluğu, her kulaç döngüsünde ne kadar ilerlediğimizi; kulaç frekansı ise belirli bir sürede kaç kulaç attığımızı ifade ediyor. Teknik ölçümlerde frekans genellikle dakika başına tam kulaç döngüsü üzerinden hesaplanır.
Basitçe söylemek gerekirse hız, bu iki değişkenin çarpımıyla ilişkili.
Ancak aralarında bir denge var. Frekansı artırdığınızda her kulaçta aldığınız mesafe azalabilir. Kulaçları gereğinden fazla uzatmaya çalıştığınızda ise ritminiz bozulabilir.
Üstelik ideal denge yüzdüğünüz mesafeye göre değişiyor. Sprint yarışlarında daha yüksek kulaç frekansları öne çıkarken, uzun mesafelerde enerji maliyetini kontrol eden, sürdürülebilir bir frekans ve kulaç uzunluğu dengesi önem kazanıyor.
Yüzme biyomekaniği üzerine yapılan araştırmalar, kulaç uzunluğu ve frekansı arasındaki ilişkinin yüzme hızının önemli belirleyicilerinden olduğunu gösteriyor.
Daha çok kulaç atmak daha hızlı yüzmek demek değil. Daha az kulaç atmak da daha verimli yüzmek demek değil.
Suyu ne kadar iyi kullanıyorsunuz?
İki yüzücü aynı hızda ilerleyebilir ama bunun için harcadıkları enerji farklı olabilir.
Bir yüzücü suyu daha etkili çekiyor, vücudunu daha dengeli tutuyor ve gereksiz hareketleri azaltıyor olabilir. Diğeri ise aynı hıza ulaşmak için daha fazla enerji harcıyor olabilir.
Burada su direnci de önemli. Vücudun pozisyonu, başın gereğinden fazla kalkması veya kulaç sırasında oluşan gereksiz hareketler ilerlemeyi zorlaştırabilir.
Dolayısıyla verimlilik yalnızca daha az kulaç atmak değil, belirli bir hızda ilerlemek için gereken enerji maliyetini azaltabilmek.
Peki nasıl daha verimli yüzeriz?
Öncelikle teknikten başlamak gerekir. Çünkü belirgin verimlilik kayıplarının önemli nedenlerinden biri, kulaç mekaniğindeki sorunlar olabilir.
Sualtı ve su üstü video çekimleriyle yapılacak bir stroke analizi, suyu yakalama ve çekiş fazındaki hataları, vücut pozisyonunu, rotasyonu ve gereksiz hareketleri ortaya çıkarabilir. Bu sorunları düzeltmek, aynı eforla daha etkili ilerlemenizi sağlayabilir.
Ancak yalnızca kulaç sayısını azaltmaya odaklanmak doğru değil.
Kulaç sayısını düşürürken süreniz belirgin biçimde uzuyorsa bu mutlaka bir gelişim değildir. Gereğinden fazla süzülmek de hız kaybettirebilir.
Benzer şekilde kulaç frekansınızı artırdığınızda hızınız değişmiyorsa, yalnızca daha fazla enerji harcıyor olabilirsiniz.
Farklı tempolarda kulaç sayınızı, sürenizi ve hissettiğiniz eforu birlikte takip etmek, sizin için daha verimli ritmi bulmanıza yardımcı olabilir.
Çünkü yüzmede amaç en az kulaçla ilerlemek değil.
Mümkün olan en iyi hızı, sürdürebileceğiniz bir eforla yakalamak.











