Havuzda rahatlıkla koruduğunuz temponun denizde neden değiştiğini hiç düşündünüz mü?
2024 yılında 14 elit triatletle yapılan bir araştırmada, sporcuların 1.500 metre açık su yüzüşlerini havuza kıyasla ortalama %11,5 daha uzun sürede tamamladığı görüldü. Araştırmada açık suda kulaç frekansının arttığı, her kulaçta kat edilen mesafenin ise azaldığı da gözlemlendi.
Ancak bu farkı herkes için geçerli bir kurala dönüştürmek mümkün değil. Deniz koşulları, yüzme tekniği ve deneyim, sonuçları önemli ölçüde değiştirebilir.
Çünkü 3 kilometre her yerde 3 kilometre olsa da o mesafeyi yüzmek her yerde aynı şey değildir.
Rüzgar ve dalgalar
Havuzda kulaç ritminizi oturtmak ve sabit bir tempo yakalamak nispeten kolaydır. Denizde ise rüzgarın oluşturduğu dalgalar sizi sürekli küçük teknik ayarlamalar yapmaya zorlayabilir.
Örneğin nefes aldığınız taraftan gelen dalgalar, nefes zamanlamanızı değiştirmenizi gerektirebilir. Dalgalı suda bazen kulaç frekansını artırmak veya nefes alınan tarafı değiştirmek daha akıcı yüzmenize yardımcı olabilir.
Burada önemli olan her koşulda aynı tekniği korumaya çalışmak değil, koşullara uyum sağlayabilmektir.
Akıntının hıza etkisi
Havuzda su büyük ölçüde sabittir. Denizde ise siz ilerlerken su da hareket ediyor olabilir.
Akıntının yönü ve hızı, yüzme temponuzu doğrudan etkiler. Örneğin saatte 1 kilometre hızla hareket eden bir akıntı, yüzerken belirgin biçimde hissetmeseniz bile, yönüne bağlı olarak karaya göre hızınıza eklenebilir veya hızınızdan eksilebilir.
Karşıdan gelen akıntı sizi yavaşlatırken, arkadan gelen akıntı aynı eforla daha hızlı ilerlemenizi sağlayabilir. Yandan gelen akıntı ise rotanızdan sapmanıza neden olabilir.
Bu yüzden açık suda saatinizin gösterdiği pace, yalnızca yüzme performansınızı değil, içinde yüzdüğünüz suyun hareketini de yansıtır.
Tuzlu suyun yüzerlilik etkisi
Deniz suyu, içerdiği tuz nedeniyle tatlı sudan daha yoğundur. Bu da vücudunuza etki eden kaldırma kuvvetini artırır.
Daha yüksek kaldırma kuvveti, vücudun su yüzeyine yakın konumlanmasını kolaylaştırabilir. Özellikle bacaklarını su yüzeyinde tutmakta zorlanan yüzücüler için bu fark hissedilebilir.
Ancak daha fazla kaldırma kuvveti, mutlaka daha yüksek yüzme hızı anlamına gelmez. Yüzme tekniği, vücut pozisyonu ve su direnci de performansı etkiler.
Duvarların avantajı
25 metrelik bir havuzda 3 kilometre yüzdüğünüzde 119 dönüş yaparsınız. Her dönüş, duvardan kuvvet alarak hızlanmak ve streamline pozisyonunda ilerlemek için yeni bir fırsattır.
Yüzme dönüşleri üzerine yapılan araştırmalar, duvardan güçlü bir itişin ardından ulaşılan hızın normal yüzme hızından yüksek olabildiğini gösteriyor. Bu hız, su direnci nedeniyle zamanla azalıyor ve yüzücü yeniden normal kulaç ritmine geçiyor.
Açık suda ise duvar yoktur. Mesafenin tamamını dönüşlerden gelen hız avantajı olmadan yüzersiniz.
Bu nedenle özellikle iyi dönüş yapan yüzücülerin havuz performansıyla açık su performansı arasındaki fark belirginleşebilir.
Açık suda yön bulmak
Havuzun tabanındaki çizgiler, neredeyse farkında olmadan kullandığımız bir navigasyon sistemi.
Denizde bu referans ortadan kalkar.
Açık su yüzücüleri yönlerini korumak için düzenli aralıklarla başlarını kaldırıp hedeflerine bakarlar. Sighting olarak bilinen bu hareket, doğru rotayı takip etmek için gereklidir. Ancak başın gereğinden fazla kaldırılması kalçaların ve bacakların alçalmasına, dolayısıyla su direncinin artmasına neden olabilir.
İyi bir açık su tekniğinde amaç, yön kontrolünü yüzme ritmini mümkün olduğunca az bozarak yapabilmektir.
Bir de katettiğiniz gerçek mesafe var. Başlangıç ve bitiş noktaları arasında 3 kilometre olsa bile, rotanızdan saptığınızda daha fazla yüzebilirsiniz.
Aynı mesafe, farklı yüzüş
Havuzda temponuzu ölçmek, kulaç sayınızı takip etmek ve gelişiminizi karşılaştırmak için oldukça kontrollü bir ortamınız vardır.
Açık su ise bu becerilere yenilerini ekler. Dalgalara uyum sağlamak, akıntıyı okumak, yönünüzü korumak ve gerektiğinde kulaç ritminizi değiştirmek gibi.
Bu nedenle havuzdaki pace'inizi denizde birebir yakalamayı beklemek yerine, performansınızı içinde bulunduğunuz koşullarla birlikte değerlendirmek daha anlamlıdır.











