Havuzda kilometrelerce dümdüz yüzebilirsiniz. Sonra denize girersiniz, karşıdaki şamandırayı hedeflersiniz ve birkaç dakika sonra kendinizi bambaşka bir yöne giderken bulursunuz.
Üstelik yüzdüğünüz sırada hiç yön değiştirdiğinizi hissetmemişsinizdir.
Peki neden?
Havuzda fark etmeden navigasyon yapıyoruz
Havuzun dibindeki siyah çizgi, kulvar ipleri ve her 25 veya 50 metrede karşımıza çıkan duvar, sürekli yönümüzü kontrol etmemizi sağlıyor. Denizde bunların hiçbiri yok.
Bir de yüzme tekniğimizin tamamen simetrik olmaması var. Bir kolumuz diğerinden biraz farklı çekebilir, nefes aldığımız tarafa daha fazla dönebilir veya elimizi suya vücudumuzun orta çizgisini geçerek sokabiliriz.
Havuzda küçük düzeltmelerle telafi ettiğimiz bu farklılıklar, açık suda zamanla rotamızı değiştirebilir.
Bu yalnızca yüzücülere özgü de değil. 2009 yılında yayımlanan bir araştırmada, insanların orman ve çöl gibi ortamlarda, güvenilir bir görsel referans olmadığında farkında olmadan daireler çizerek yürüyebildikleri gösterildi.
Şamandıraya 500 metre yüzmekle, 500 metre uzaktaki şamandıraya ulaşmak aynı şey değil.
Bir de denizin kendi planları var
Bazen tekniğiniz gayet dengelidir ama yine de hedefinizden uzaklaşırsınız. Çünkü akıntı sizi yana doğru taşıyabilir.
Burada önemli bir ayrım var: Rotadan sapmak her zaman yanlış yöne yüzdüğünüz anlamına gelmez. Doğru yöne bakıyor olsanız bile suyun hareketi nedeniyle farklı bir noktaya ilerleyebilirsiniz.
Rüzgarın oluşturduğu dalgalar, güneşin yansıması ve şamandıraların dalgalar arasında kaybolması da yön bulmayı zorlaştırır.
Dolayısıyla açık suda yalnızca yüzme tekniğinizi değil, bulunduğunuz ortamı da okumak gerekir.
Çözüm: Daha sık değil, daha akıllıca bakmak
Açık suda yön kontrolüne sighting deniyor. Başınızı kısa süreliğine kaldırıp hedefinizi görür, sonra normal yüzme pozisyonunuza dönersiniz.
Ancak her kulaçta başınızı kaldırmak da çözüm değil. Başınız yükseldiğinde kalçalarınız ve bacaklarınız aşağı düşebilir, su direnciniz artar ve ritminiz bozulur.
Swim England ve U.S. Masters Swimming bu nedenle kısa, kontrollü bakışları ve yüzüşe uygun bir sighting ritmi geliştirmeyi öneriyor.
Birkaç küçük alışkanlık fark yaratabilir:
- Yüzmeye başlamadan önce yalnızca şamandırayı değil, arkasındaki yüksek ve sabit bir noktayı da hedef seçin.
- Başınızı tamamen kaldırmak yerine gözlüğünüzü suyun hemen üzerine çıkaracak kadar yükseltin.
- Ne sıklıkla bakmanız gerektiğini kendi tekniğinize, görüş mesafesine ve deniz koşullarına göre ayarlayın.
- Sürekli aynı tarafa sapıyorsanız kulaç tekniğinizi ve nefes alırken vücut pozisyonunuzu kontrol edin.
En önemlisi, rotanızı düzeltmek için hedefi tamamen kaybetmeyi beklemeyin.
Çünkü açık suda en kısa mesafe iki nokta arasındaki düz çizgi olsa da o çizgide kalmak başlı başına öğrenilen bir beceri.
Ve bazen daha hızlı yüzmenin yolu, daha hızlı kulaç atmaktan değil, daha az gereksiz mesafe yüzmekten geçiyor.











